G ile Eşya
Görmeyi kolaylaştıran ve gözlere takılan bir eşyadır.
Mobilya türü; kıyafet koyduğumuz gerçek eşya.
Müzik aleti; elde tutulan somut bir eşya.
Basılı yayın; elde tuttuğumuz bir nesne.
Işık veren, gerçek bir aydınlatma eşyası.
Giydiğimiz kıyafet; elbette bir eşya.
Çok büyük olsa da somut bir nesnedir.
Yer süpürmeye yarayan temizlik aleti.
Özel gün kıyafeti; somut bir eşyadır.
Boyna takılan takı; gerçek bir eşyadır.
Ayakkabı üstüne giyilen koruyucu eşya.
Genel bir kıyafet adı; yine de eşyadır.
Gaz maskesi, solunumu zararlı gazlara karşı korur.
Çizim ve ölçüm aracı; somut bir eşya.
Enstrüman; nefesle çalınan gerçek eşya.
- Werbung
Kapüşonlu kalın dış giyim, bir çeşit mont.
Gözleri güneşten koruyan bir aksesuar.
Bisikletin tutulan, direksiyon kısmı parçası.
Uyurken giyilen ince kıyafet, bir giysi.
Plakları çalarak ses üreten eski bir müzik aygıtıdır.
Gözlüğü saklamak için kullanılan koruyucu kılıf.
Eşya sayılmaz, daha çok yazı türü.
Gazeteleri düzenli tutmaya yarayan eşya.
Pişirme için kullanılan toprak tencere.
Giysileri saklamak için kullanılan büyük dolap.
Gözlük koymak için kullanılan sert kutu.
Tekne türü, taşıt; eşya kategorisine uymaz.
Su veya süt taşımaya yarayan metal kap.
Gürz, elde kullanılan ağır ve vurmalı bir silahtır.
Gece hafif ışık veren küçük lamba.
Şişe kapağını açan küçük mutfak aleti.
Golf oynarken topa vurmak için kullanılan sopa.
Atletizmde atılan ağır metal top, bir nesne.
Genelde vitrinli, eşyaları sergileyen dolap türü.
Yaraları sarmak için kullanılan tıbbi kumaş.
Her saat başı kuş çıkan duvar saati.
Takı ve eşya yapımında kullanılan değerli metal.
Gerçek geminin küçük oyuncak/maçet modeli.
Gözlük bezi, camları temizlemek için kullanılan eşyadır.
Golf topu, golf oyununda kullanılan küçük bir toptur.
Güneşi/ışığı kesmek için perde benzeri eşya.
İçinde gaz bulunan metal tüp, ev eşyası sayılır.
Gazoz şişesinin metal kapağı, küçük bir nesne.
Şişede satılan, gül kokulu sıvı, bir nesne.
Gümüşten yapılmış takı, boyna takılan bir eşya.
Garaj, araçları barındıran somut bir yerdir 🚗
- göz kalemi
Garajı kapatan büyük kapı, sonuçta bir eşyadır.
Ağız çalkalamada kullanılan sıvı, şişede bir ürün.
Arabalara yakıt doldurmak için kullanılan pompa.
Germeyi, sabitlemeyi sağlayan mekanik parça.
Ağız çalkalamada kullanılan sıvı ürün, bir eşya.
Vücuda sürülen koruyucu krem, bir tür eşya.
Gazozu saklamaya ve içmeye yarayan cam şişe.
Şişede satılan, sürülen sıvı kolonya bir eşyadır.
Resim yapmak için kullanılan sıvı boya türü.
Duvara gömülü, saklama için kullanılan dolap türü.
Gözlükleri silmek için üretilmiş özel mendil.
Gemiyi yönlendirmeye yarayan büyük teker dümen.
Gözleri kapatmak için takılan kumaş bant.
- Werbung
Küçük altın külçe/coin, takas ve yatırım eşyası.
Göze damlatılan sıvı ilaç, küçük bir eşya.
İşleme yapmak için kullanılan kasnak türü eşya.
Yemek pişirmeye yarayan mutfak eşyası.
Gaz taşımak için kullanılan metal boru.
Gülleri koymak için kullanılan dekoratif kap eşya.
Güllerin dikildiği kap, bitkiyi taşıyan eşya.
Gözlüğü saklamak için kullanılan kılıf.
Parmağa takılan takı, değerli mücevher.
Düğünde elde taşınan yapay ya da gerçek buket.
Gözlük camı, gözlükte görmeyi sağlayan somut bir parçadır.
Servis yapmak için kullanılan metal tepsi.
Gemileri bağlamak için kullanılan kalın ip.
Garaj kapısını açıp kapatan anahtar.
Güneş ışığını elektriğe çeviren panel.
Gelinlerin başına taktığı özel örtü, aksesuar.
Üzerimize giyilen takım forması, somut eşya.
Oyuncak gemi, çocukların oynadığı eşya.
Tren istasyonunda raylara yakın kullanılan dolaptır.
Gaz taşımak veya depolamak için kullanılan torba.
Makine parçalarını yağlamakta kullanılan madde.
Giysileri asmaya yarayan askı türü.
Takılıp çıkarılabilen tıbbi optik eşya, görmeyi düzeltir
Gerçek bir eşya, yer döşemesi/dekor için kullanılır.
Toprak kazmak için kullanılan tarım aleti.
Su, gaz vb. taşımada kullanılan metal borudur.
Gömleği kapatmak için kullanılan küçük parça.
Yakıtla yanan, ışık veren taşınabilir lamba.
Die Wörter auf der Liste G ile Eşya sind Wörter, die Spieler des Wortspiels Stadt Land Fluss in gespielten Spielen geschrieben haben, sortiert nach Häufigkeit.